Müdahele-1 Çalıştayı Sonuç Bildirgesi

 

TARTIŞMA KONULARI:
YARGILAMA VE YÖNLENDİRME (DİVERSİYON)

YAKLAŞIM:
"MULTİDİSİPLİNER İŞBİRLİĞİ"

YÖNTEM:

Müdahale-1 başlığı altında yapmış olduğumuz çalıştay, Türkiye, Suriye, Karadağ, Sırbistan, Sudan, İsviçre, Azerbeycan, Özbekistan, Makedonya ve Rusya'dan oluşan 10 ülkeden gelen toplam 33 katılımcı ile 2 günde tamamlanmıştır.

Çalıştayımızın ilk gününde daha önceden bu başlık altında sunum yapmaları planlanmış olan 4 katılımcının sunumları dinlenmiştir. yapılan bu sunumların detaylarını sempozyum programında bulmanız mümkündür.

Çalıştayımızın ikinci gün ilk oturumunda tartışmalara yön vermek adına bir önceki gün yapılan sunumlardan da yola çıkılarak bir genel çerçeve belirlenmiştir. "yargılama" ve "yönlendirme (diversiyon)" ana başlıkları altında yapılan düzenlemede, bir dizi sorular ortaya konulmuş ve çalıştayımızda temsil edilen ülkelerin bu konular üzerindeki mevcut durumları ile düşünceleri öğrenilmiştir. Bu oturumda katılımcı bazı ülkelerin çocuk adaleti sistemlerini yapılandırmış oldukları, bazılarının ise henüz yapılandırma aşamasında bulundukları görülmüştür. Oturumlar sırasında yapılan tartışmalardan elde edilen sonuçlar iki ana başlık altında toplanmıştır. Bunlar;

  • • Multidisipliner işbirliği ve temel prensipler
  • • Çözüme yönelik öneriler

TARTIŞMA:

Multidisipliner işbirliği ve temel prensipler

Çocuk adalet sistemi; mahkeme, savcılık, emniyet teşkilatı, sosyal hizmetler ve diğer ilgili bakanlıklar ile sivil toplum kuruluşları gibi birden fazla kurumun aynı anda inisiyatif almaları gereken bir sistemdir. Bu sistemin parçaları uyumlu bir şekilde çalışmalıdır. Bu işbirliğindeki temel prensip karşılıklı güven üzerine tesis edilmiş ilişkilerdir. Burada karşılıklı güven, kurumların sorumlulukları ve rolleri profesyonellik çerçevesinde çok net çizgilerle belirlenmesine ve kurumların hesap verilebilirliği sağlanmasına bağlıdır.


Çözüme yönelik öneriler

• Öncelikli olarak çocuklara özgü bir adalet sistemi olmalı ve bu sistemin amacı çok belirgin bir şekilde ortaya konulmalıdır.
• Uzlaşma sistemi etkin bir şekilde kurulmalı ve uygulanmalıdır.
• Arabuluculuk sistemi geliştirilmeli ve bu sistem için kamuoyunun farkındalık seviyesi arttırılmalıdır.
• Yönlendirme (diversion) hizmetlerinin yasallaşması ve uygulaması geliştirilmelidir. Ancak, bu konuda mahkemenin takdir yetkisi kısıtlanmamalıdır.
• Çocuk adalet sisteminde her meslek grubu için uzmanlaşma olmalı, uzmanlaşan profesyonellerin sürekliliği sağlanmalı ve bununla birlikte yeni üye alınmasına devam edilmelidir.
• Sosyal inceleme raporları tüm çocuklar için zorunlu olmalı ve bu raporların hazırlanması mahkeme safhasından önce yapılmalıdır.
• Sosyal inceleme sırasında ailenin gönüllülüğü sağlanmalıdır
• Yargılama süreci çocuklar için hızlandırılmalıdır.
• Verilen kararların ve tedbirlerin izlenmesi ve sonuçlarının değerlendirilmesi için etkin bir mekanizma kurulmalıdır.
• Çocuk adaleti ve çocukları korumaya ilişkin hizmetler multidisipliner olarak geliştirilmelidir.
• Suçların çocuğa özgü olarak yeniden tanımlanması gereği tartışılmalıdır.
• Çocuk adaleti "fiil" değil, "fail" esaslı olmalıdır.
• Çocuk adaletinde sadece çocuk mahkemeleri değil, diğer kurumlar da sorumluluk almalıdır.
• Çocuğun yaşam becerilerinin geliştirilmesi öncelikli olmalıdır.
• İzleme ve değerlendirme kurumları bulunmalıdır. Bu işlem hem çocukla ilgili verilen kararların değerlendirmesini içermeli, hem de bu önlemlerin genel olarak etkisi araştırılarak yeterli çocuk politikaları geliştirilmelidir.
• Mahkeme üyeleri ve arabulucular ile birlikte diğer meslek grupları için de eğitim programları hazırlanmalı ve bu sistem kurumsallaşmalıdır.
• Mahkeme sürecinde çocuğun kamu ya da devlete olan güveni zedelenmemeli ve çocuğun üstün yararı ön planda tutulmalıdır.


Yukarıda belirtilen tüm konular çalıştay sonunda katılımcılar ile paylaşılmış ve bu raporun çalıştayın ortak görüşü olarak sunulmasına karar verilmiştir. Teşekkür ederim.