TBMM Başkanı Sn. Köksal TOPTAN'ın Konuşmaları
Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan'ın "Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Uluslararası Sempozyumu"nun Kapanışında Yaptıkları Konuşma
(29 Nisan 2009)
Değerli Konuklar,
Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Tüm insanlığın geleceği olan sevgili çocuklarımızın korunmasına yönelik olarak düzenlenen çok önemli bir sempozyumda sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
Hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçen dünyada ülkelerin en büyük zenginliği ve güç kaynağı hiç kuşku yok ki, yetişmekte olan kuşaklardır.
Toplumlar çocuklarının iyi eğitimli, sevgi, şefkat ve güven içerisinde büyümelerini istemektedirler.
Dünyamızın umudu ve geleceği olan çocuklara, çağdaş yaşam olanakları sunmak ve bu yönde yetişmelerini sağlamak, tüm insanlığın işbirliğini gerektiren bir konudur.
Çocuklarımızı ne kadar iyi eğitebilir, tehselect ve risklere karşı koruyabilirsek, geleceğimizi de o kadar sağlam temeller üzerine kurma imkanı buluruz.
Çocuklarımızın bilgileri, hayalleri, ilgileri gelecek dünyamızı sorunlardan arınmış hale getirecektir.
Sevgiyi temsil eden, yaşamı her yönüyle güzelleştiren çocuklara, tüm haklarının korunduğu, suçtan uzak yaşanabilir bir dünyanın bırakılması, insanlığın, bizim ortak sorumluluğudur.
Geleceğimizi yakından ilgilendiren bu alanda yapılan çalışmalara her zaman değer veriyor ve destek olmaya çalışıyoruz.
Bu nedenle böylesine önem taşıyan risk altındaki çocuklarla ilgili uluslararası bu etkinliğe de TBMM olarak destek verdik.
Çocuklarla ilgili çalışmalar bizim için ayrı bir önem taşımaktadır.
Meclisimizin kuruluş günü olan 23 Nisan, devletimizin kurucusu, ilk Meclis Başkanımız Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara bayram olarak armağan edilmiştir.
Geçen hafta Meclisimizin açılışının 89. yıldönümünü coşku içinde kutladık.
Çocuklarına bayram armağan eden, hem de çok önemli bir günü armağan eden tek ülke olan Türkiye, her yıl dünya çocuklarına kollarını açarak, onların bu coşku ve mutluluğu paylaşmalarına imkan tanımaktadır.
Çocuklarımız ülkemize gelen konuklarını en iyi biçimde ağırlamakta, onlarla bilgi ve kültür alışverişinde bulunarak köklü dostluklar kurmaktadır.
Böylece evrensel bir bayrama dönüşen 23 Nisan da ülkemizde buluşan dünya çocukları, kendi aralarında sevgi ve dostluk köprüleri kurarak insanlık barışına önemli katkılar sağlamaktadır.
Risk altındaki çocukların konu edildiği bu sempozyum, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarına ayrı bir anlam ve önem kazandırmıştır.
Bilimsel yönü ağır basan bu etkinlik, 23 Nisan coşkumuzu ve geleceğe olan güvenimizi daha da artırmıştır.
Dünyamızın geleceğini şekillendirecek çocuklarımızın daha mutlu yarınlara ulaşmaları için düzenlenen, uluslararası nitelikteki bu sempozyum, Meclisimizin himayesine alınarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında her yıl düzenlenmesi geleneksel hale getirilmiştir.
Bunu ülkemiz ve dünya çocukları adına çok önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.
Değerli Konuklar,
Risk altındaki çocuklar tanımlaması, sokak çocukları, suça itilen çocuklar, çalışan çocuklar ve istismara maruz kalan çocuklar gibi çok geniş yelpazeyi içermektedir.
Gerek toplumun her kesimini etkilemesi, gerekse de bir toplumdan diğerine sınır tanımaz yaygınlığı nedeniyle, risk altındaki çocukların durumu çağımızın en öncelikli sorunlarının başında gelmektedir.
Bu durumda olan çocukların ortak özelliği bulundukları yaşın gerektirdiği hayatı yaşayamamaları ve aile ortamının sağladığı sevgi, güven, dayanışma ve diğer değerlerden yoksun kalmaları tehselectsidir.
Risk altındaki çocuklar, okulda, oyunda veya ailesinin yanında olması gerekirken sokakta, çalışma hayatında ya da suç örgütlerinin elinde her türlü tehselectye maruz ortamlarda bulunmaktadır.
Çocuğun çocukluğunu yaşayamaması, aileden, okuldan kopması, kötü alışkanlıklara ve suça doğru yönlenmesi en önemli toplumsal sorunlarımızın başında gelmektedir.
Çocuklarımıza sahip çıkmak ve onları tüm risklere karşı korumak her şeyden önce insani ve vicdani bir görevdir.
Biz toplum olarak çocuklarına önem veren, çocuklarını çok seven ve onların üzerine titreyen bir milletiz.
Türkiye genç nüfusa sahip bir ülkedir. 18 yaş grubunda 26 milyon gencimiz ülke nüfusumuzun yüzde 34'üne tekabül etmektedir.
Çocuk hakları konusunda sürekli ilerlemeler kaydediyoruz. Ancak bunların yeterli olmadığını biliyoruz.
Çünkü çocuklara karşı şiddet, istismar gibi suçlar da maalesef giderek artmaktadır.
Çocuk suçluluğu ve mağdur çocuk sayısı hiç de küçümsenmeyecek düzeylerdedir.
2005 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Yasası ile;
- Çocukların cinsel istismarı,
- Çocuklara yönelik şiddet,
- Çocukların suçta kullanılması,
- Çocuk suçlulukla ilgili tedbirler ve rehabilitasyon,
- Çocuk hakları
konularında reform niteliğinde düzenlemeler hayata geçirilmesine rağmen uygulamalarda eksiklikler olduğunu kabul etmeliyiz.
Çocuklarımızı suçlardan toplum olarak korumaya özen göstermeliyiz.
Aile içi şiddete maruz kalmış, sokaklarda yaşayan çocuklarımızın hali vicdanları yaralamaktadır.
Özellikle büyükşehirlerimizin korkulu rüyası olan kapkaç ve hırsızlık vakalarına çocuklar karıştırılmakta ve maalesef onlara suç işletilmektedir.
Başta terör olmak üzere çok sayıda suçta çocuklarımızın kullanıldığına tanık oluyoruz.
Yapılan istatistiklerde uyuşturucu kullanımının gençler arasında yüzde 75 oranında arttığını görmekteyiz.
Anne ve babalarını hunharca katleden gençlerimizin varlığına üzülerek şahit oluyoruz.
Değerli Konuklar,
Böylesine ciddi sosyal sorunlarla karşı karşıyayız.
Ülkemizin ve tüm dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli sorunların başında gelen risk altındaki çocukların durumuyla hep birlikte yüzleşmemiz ve çözüm çareleri beraber üretmemiz gerekmektedir.
Böylesine hayati sorunlara sadece yasal düzenlemelerle ya da polisiye önlemlerle çözüm bulmak kolay değildir.
Çocuklara yönelik suçlar sadece parlamentoların yapacağı yasal düzenlemelerle hayatımızdan çıkmayacak kadar çok yönlüdür.
Yaşanan bu sorunlar karşısında yasal düzenlemelerin yanı sıra sosyal politikalar üretmeyi ve bunu topluma yaymayı sorunun çözümü için çok önemli görmekteyiz.
Bütün bu olumsuzlukların önüne geçmek için öncelikle toplumun en temel taşı olan aileden başlayarak herkesin elbirliğiyle ortak bir anlayışla çaba göstermesi gerekmektedir.
Sağlıklı bireyler yetiştirebilmemiz için sağlıklı ailelerin olması kaçınılmazdır.
Çocukların yaşadığı tüm sorunların aşılmasında aile içerisindeki sevgi bağlarının güçlü olması hayati önem taşımaktadır.
Toplumun aynası olan ailenin dışında kamu kurumları başta olmak üzere eğitimcilere, sivil toplum örgütlerine ve toplumun tüm kesimlerine büyük görevler düşmektedir.
Bu sorunların aşılmasında görsel ve yazılı medyanın sorumluluğu da gerçekten büyüktür.
Reyting kaygısıyla şiddeti özendiren yayınların çocuklarımıza verdiği tahribatı herkesin çok iyi görmesi ve sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket etmesi gerektiği kanaatindeyim.
Teknolojinin sınır tanımaz bir hızda ilerlediği günümüzde çocuklarımızı çağın sunduğu bu imkanlardan en güzel şekilde faydalanan, ancak tehselectlerine karşı duyarlı bir hale getirmeliyiz.
Saygıdeğer Konuklar,
Geleceğin devlet adamları, öğretmenleri, doktorları, hukukçuları, mühendisleri olacak çocuklarımızı; şiddetten, zararlı alışkanlıklardan ve bütün kötülüklerden korumalıyız.
Geleceğimizi inşa edecek en kıymetli hazinelerimiz olan çocuklarımızı suçun ve kötülüklerin karanlık ellerine bırakamayız.
Bu konuda toplumsal ve küresel dayanışmaya ve seferberliğe bizim ve tüm insanlığın ihtiyacı var.
Toplumsal sorunlarımızın çözümünde son derece hassas olan Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, her zaman çocuklarımızın yanında olmuştur, bundan sonra da olmaya devam edecektir.
Geleceğimizin aydınlık parıltıları olan sevgili çocuklarımızın suça itilmemesi ve istismar edilmemeleri için her türlü desteği vermeye hazırız.
Yaptığımız yasal çalışmaların yanı sıra kurduğumuz araştırma komisyonlarıyla da bu önemli sorunların çözümü için çaba sarfediyoruz.
Bu konuda attığımız yeni ve önemli bir adımı da sizinle paylaşmak istiyorum.
TBMM, çocuk haklarının geliştirilmesi yönünde yaptığı çalışmaları kurumsal bir yapıya kavuşturarak Çocuk Hakları İzleme Komitesi oluşturmuştur.
Bu amaçla siyasi parti gruplarından temsilcilerin yer aldığı Çocuk Hakları İzleme Komitesi'nin çalışmaları çocuk hakları konusunda yol gösterici olacağı kanaatindeyim.
Saygıdeğer Konuklar,
Değerli bilim adamlarımızın, risk altındaki çocuklarla ilgili çözüm amaçlı projeler ve uygulamalar geliştirilmesi adına bilgilerini bizimle paylaşmalarına zemin hazırlaması bakımından bu organizasyon ayrı bir öneme sahiptir.
Bu sempozyumun, çocuklarımızın acil ve ertelenemez sorunlarının tespiti, analizi ve çözümlenmesi bakımından ortaya konulan ulusal ve uluslararası çalışmalara ışık tutacağına yürekten inanıyorum.
Dünya çocuklarının sorunlarının çözümüne ve daha mutlu bir dünyanın oluşturulmasına önemli katkıda bulunacağını düşündüğüm bu sempozyumun, önümüzdeki yıllarda daha çok ülkenin dahil olduğu bir platform niteliği kazanması da temel hedefimiz olmalıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisimizin himayesinde gerçekleştirilen bu etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen başta Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve UNICEF olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum.
Konuşmama son verirken, ulusal ve uluslararası düzeyde sahasında seçkin bilim adamı ve uzmanların katkı sağladıkları, dünya çocuklarının mutlu geleceği için "Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Uluslararası Sempozyumu"nun öngörülen amaçlarına ulaşmasını diliyorum.
Hedefimiz çocuklarımızın, çocukluklarını yaşayabilecekleri ortamları oluşturarak, ülkelerimizi ve dünyamızı emanet edebileceğimiz insanlar olarak yetişmelerini sağlamaktır.
Ülkemiz ve dünya çocukları adına bütün katılımcılara selam ve sevgilerimi iletiyorum.

Sempozyum Sonuç Bildirgesine ulaşmak için "Bilgi ISCRIP 2009" menüsüne bakabilirsiniz.
Sempozyum Fotoğrafları için "Multimedya" menüsüne bakabilirsiniz.
Çalıştay Sonuç Bildirileri için "Bilgi ISCRIP 2009" menüsüne bakabilirsiniz.