Önleme Çalıştayı Sonuç Bildirgesi


"Önleme" çalıştayı Sudan, Özbekistan, Azerbeycan, Suriye, Hollanda , Makedonya, Umman, KuzeyKıbrıs, ABD ve Türkiye'den katılımcıların olduğu toplam 38 kişilik bir grupla gerçekleştirildi.Değişik ülkelerin uyguladığı yöntemlerin ve Türkiye'de çeşitli illerde gerçekleştirilen projelerin de iyi uygulama modelleri olarak sunulduğu çalıştayda 3 ana soru üzerinde tartışıldı:

1. Çocukların suça sürüklenmesini önlemek için yapılacak multidisipliner çalışmada temel prensipler neler olmalıdır?

2. Multidisipliner işbirliğinde paydaşların rolleri ve işbirliği nasıl olmalıdır? İyi uygulama model örnekleri nelerdir?

3. Çözüm önerileri nelerdir?

Çocukların suça sürüklenmesini önlemek için yapılacak multidisipliner çalışmada temel prensipler neler olmalıdır?

Tüm çalışmalar Çocuk Hakları Sözleşmesi Prensiplerine uygun olarak planlanmalı ve yürütülmelidir.

Çocukları hak sahibi gören, ayrım gözetmeyen, çocuk katılımını sağlayan, çoçuğun yüksek yararını gözeten, ve çocuğu güçlendirmeyi amaçlayan yaklaşım tüm  devlet kurumlarınca benimsenmelidir ve ortak bilinç  oluşturulmalıdır.

Multi disipliner çalışma şeffaf ,sürdürülebilir, bütüncül, paylaşımcı,  ve etik kurallara uygun olmalıdır.

Multi disipliner çalışmalarda paydaşlar arasında eşitlik ilkesine dayanan yatay ilişki olmalıdır.

İşbirliği mümkün olan en küçük toplamsal birimlerde sağlanmalıdır.

İşbirliğinin ve çalışmaların düzenli olarak izlenmesi ve değerlendirilmesi sağlanmalıdır.

Hizmet ve programlar sonuç odaklı olarak planlanmalıdır.

Multi Disipliner yaklaşımda tüm mevzuat, program, hizmetler ve uygulayıcılar kolayca ulaşılabilir olmalıdır.

Multidisipliner işbirliğinde paydaşların rolleri ve işbirliği nasıl olmalıdır? İyi uygulama model örnekleri nelerdir?

Multidisipliner işbirliği, ülkelerde ilgili mevzuatla doğrudan ve dolaylı olarak kendilerine görev verilen tüm kurumları kapsamalıdır. (Meclis, Sağlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, MEB,  Adalet Bakanlığı, SHÇEK, SGK, Maliye Bakanlığı, EGM,Medya, STK ve Üniversiteler, Belediyeler, Yerel Yönetimler, vb. Bu paydaşlar hem kendi birimleri içinde hem diğer kurumlarla multidisipliner bir işleyişle işbirliği içinde çalışmalıdır).

Çalışmalar risk altında olmayan, tüm çocuklara yönelik (birincil koruma) ve risk altında olan çocuklara yönelik (ikincil koruma) olarak gruplandırılabilir.

a. Tüm Çocuklara Yönelik Çalışmalar (Birincil Koruma)

  • Çocuklara annenin gebelik sürecinde başlayarak düzenli ve kaliteli sağlık hizmetinin verilmesi,

  • Okullarda öğrencilere yaşam becerileri kazandırılması, şiddet içermeyen kaliteli eğitim sisteminin benimsenmesi, öğrencilerin eğitimlere aktif olarak katılımının sağlanması

  • Okullarda genel önleme çalışmaları yapılması (madde bağımlılığına karşı eğitimler vb.)

  • Çatışma ve stresle başa çıkma, öfke kontrolü eğitimlerinin verilmesi,

  • Mesleki eğitimlere önem verilmesi, mesleki eğitimi alanların işe yerleştirilmesi,

  • Ailelere ve lise çağındaki gençlere iyi ebeveynlik eğitiminin verilmesi,

  • Medyanın da içerisinde yer alacağı halkın bilinçlendirilmesine yönelik etkinlikler yapılması

b. Risk Grubundaki Çocuklara Yönelik Çalışmalar (İkincil Koruma)

**Sosyal ekoloji modeli uygulanarak ( çocuk, aile ve çevreye ilişkin risklerin belirlenmesi), en kötü şartlarda çalışan, ailesi olmayan, ailesi tarafından istismar yada ihmal edilen, yoksulluk  içinde yaşayan, göç etmiş ya da doğal afet mağduru çocuklar gibi risk altındaki çocukların daha spesifik hizmetlere yönlendirilmesi sağlanmalıdır.

  • Okuldan uzaklaşmış çocuklara ikinci bir okuma şansı tanınması,

  • Okulda öğrenme sorunu olan çocuklara yönelik destek çalışmaları,

  • Daha önce herhengi bir şekilde suç mağduru olmuş çocukların okula alınması için programlar geliştirilmesi,

  • Aile yanında yaşayan ancak ailesi tarafından istismar edilen çocukların belirlenmesi

  • Sığınmacı, Mülteci, vatanı olmayan, insan ticareti mağduru çocukların da okul eğitimlerine alınması ve özel gereksinimlerinin dikkate alınması

 Çözüm önerileri nelerdir?

  • Bütüncül politikalar üretilmeli ancak uygulamalar ise bölgesel özelliklere göre verilmelidir. Her düzeyde yakın işbirliği imkanları sağlanmalıdır.

  • İşbirliği içinde çalışması istenen farklı kurumların tek bir çatı altında toplanması, düzenli olarak bir araya gelmeleri hizmet ve programların daha etkin verilmesini sağlayacaktır.

  • Risk altındaki bireylerin ve risk faktörlerinin neler olduğu belirlenmeli, sürekli izlenmeli ve kurumlararası işbirliğinin sürekli olmalıdır

  • Programlar ve verilen hizmetler sürekli izlenmeli ve değerlendirilmeli gerektiğinde revize edilmelidir.